23 Nisan 2014, Çarşamba

Yeni TTK'da limited şirket ortaklarının sorumlulukları
Bilindiği üzere, Yeni TTK 124'üncü maddede limited şirketler sermaye şirketi olarak sayılmıştır. 602'nci maddede ise limited şirketlerin borç ve yükümlülükleri nedeniyle sadece mal varlıkları ile sorumlu oldukları düzenlenmiştir.

602'nci maddede iselimitedşirketlerin borç ve yükümlülükleri nedeniyle sadece mal varlıkları ile sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Buna göre, şirket borçlarından şirket sorumlu olacaktır ve bu sorumluluk şirketin bütün malvarlıklarını kapsayacaktır.

Limitedşirketlerde ortakların sorumluluğu kime karşı ve nasıl olacaktır?

YeniTTK'nın 573/2'nci maddesinde ortakların sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre, ortaklar, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadecetaahhütettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Yani ortaklar için aslolan şirkete sermaye koyma borcudur. Ancak, şirket sözleşmesinde öngörülmek kaydıyla ortaklara ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri de getirilebilecektir.

YeniTTK 585'inci maddede düzenlendiği üzere, sermayenin şirketin kuruluşu anında ödenmesi gerekmektedir. Buna göre, sermayenin tamamı şartsız olaraktaahhütedilecek ve nakit kısmıhemenve tamamen ödenecektir. Ayni sermayenin ne şeklide sermaye olarak konulması gerektiğide 128'inci maddede düzenlenmiştir. 128'inci maddenin 7'nci fıkarasına göre de, şirket, her ortağın sermaye koyma borcunu yerine getirmesini isteyebileceği ve dava edebileceği gibi, yerine getirmede gecikme sebebiyle uğradığı zararın tazminini de isteyebilir. Tazminat istemi için ihtar şarttır.

Ek ödeme yükümlülükleri ise, yeni TTK'nın 577, 603, 604, 605 ve 607'nci hükümlerinde düzenlenmiştir. 577'nci madenin 1/c-d fıkralarında, ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinin şirket ana sözleşmesiyle öngörülmesi durumunda bağlayıcı olacağı düzenlenmiştir. 607'nci madde ile de, tüm ortakların onay vermesi halinde şirket sözleşmesi değiştirilerek, ek ya da yan edim yükümlülükleri öngören veya mevcut yükümlülükleri artıran genel kurul kararları alınabileceği düzenlenmiştir.

603'üncü madde ek ödeme ve 606'ncı maddede de yan edim yükümlülükleri düzenlemektedir. Madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, ek ödeme yükümlülüğü, şirket sözleşmesinde öngörülmesi ve kanunda yer alan şartların gerçekleşmesi halinde, ortaklara, sadece şirkete nakdi ödemelerde bulunmaları borcunu yükler. Amaç finansal yönden kötü duruma düşen, bilanço ağı bulunan şirkete ortakların yapacakları ek ödemelerle yardımcı olmalarıdır. Böylelikle, limited şirket hayatını devam ettirebilecek ve ödeme dar boğazından çıkacaktır. Buradaki ödeme tamamen şirkete karşıdır yani içe yöneliktir.


Peki hangi durumda ek ödeme yapılacaktır?
Ortaklardan bu yükümlülüğün yerine getirilmesi ancak,
Şirket esas sermayesi ile kanuni yedek akçeler toplamının şirketin zararını karşılayamaması,
Şirketin bu ek araçlar olmaksızın işlerine gereği gibi devamının mümkün olmaması,
Şirket sözleşmesinde tanımlanan ve özkaynak ihtiyacı doğuran diğer bir hâlin gerçekleşmiş bulunması hâllerinde istenebilir.
İflasın açılması ile ek ödeme yükümlülüğü muaccel olur.
Ek ödeme yükümlülüğü şirket sözleşmesinde ancak esas sermaye payını esas alan belirli bir tutar olarak öngörülebilir. Bu tutar esas sermaye payının itibarî değerinin iki katını aşamaz.
Her ortak, sadece kendi esas sermaye payına düşen ek ödemeyi yerine getirmekle yükümlüdür.
Şartlar gerçekleşmişse, ek ödemeler müdürler tarafından istenir.
Ek ödeme yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılması ancak esas sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının zararları tamamen karşılaması hâlinde mümkündür. Ek ödeme yükümlülüğünün azaltılmasına veya kaldırılmasına esas sermayenin azaltılması hakkındaki hükümler kıyas yoluyla uygulanacaktır.


604'üncü maddede ise, şirket, ortağın şirketten ayrılmasının tescil edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde iflas etmiş ise bu eski ortaktan da ek ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesinin isteneceği ve ek ödeme yükümlülüğü, halef tarafından yerine getirilmemişse, ortağın sorumluluğu, yükümlülüğü gerçekleştiği tarihte ortağa karşı ileri sürülebileceği ölçüde devam edeceği düzenlenmiştir.Ek ödeme yükümü, kural olarak, ortağın şirketten ayrılması ile o ortak yönünden sona erecektir. Ancak, şirket, ortağın ayrılmasından itibaren iki yıl içinde iflas etmiş ise, ayrılan ortak bakımından yüküm devam edecektir. Burada alacaklıları korumak ve özellikle de kötü niyetli ayrılmalara engel olmak amaçlanmıştır. Aslolan ek ödeme yükümünün payın geçtiği kişi, yani halef tarafından yerine getirilmesidir. Ayrılan ortağa, ek ödeme yükümü için başvurulabilecek hallerde halefin yükümü yerine getirdiği ölçüde, ortak borçtan kurtulacaktır.


605'inci madde ile de, yerine getirilen ek ödeme yükümlülüğünün kısmen veya tamamen geri verilebilmesi için ek ödemeye ilişkin tutarın, serbestçe kullanılabilecek yedek akçeler ile fonlardan karşılanabilir olması ve bu durumun işlem denetçisi tarafından doğrulanmış bulunmasının şart olduğu düzenlenmiştir.Şirketin ek ödemelerden yararlanmasına ilişkin şartlar devamlı sayılacak şekilde ortadan kalkmış ise, yerine getirilen ödemeler kısmen veya tamamen geri verilebilecektir. Aksi türlü, ek ödemelerin sahiplerine dönmeyeceği durumlarda, şirketler bu yükümleri ortaklarına yükleyemeyeceklerdir. Ancak ek ödemelerin sahiplerine iade edilebilmesi için, ödeme kaynağının serbestçe tasarruf edilebilecek nitelik taşıması ve bunun işlem denetçisi tarafından doğrulanmış olması gerekmektedir. 606'ncı madde ile de yan edim yükümlülüğü düzenlenmiş olup, buradaki amaç ikincil (tali) sıfatıyla nitelenedilecek yan edimlerdir.


Yeni TTK 612'nci madde hükmüne göre, esas sermayenin %20'sine kadar kendi paylarını iktisap etmesi halinde, 5'inci fıkra hükmü gereği, şirket müdürü bu paylar şirketin elinde bulunduğu sürece ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinin yerine getirilmesini talep edemeyecektir.


Ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinin cezai bir yaptırımı olacak mıdır? Hayır olmayacaktır, Yeni TTK bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde herhangi bir yaptırım öngörmemiştir.


Gelecek yazımızın konusunu ise, bu konu bağlamında ortakların kişisel alacaklıları ve şahıs işletmelerinde sorumluluk meselesi oluşturacaktır.

Gazeteport