01 Kasım 2014, Cumartesi

YENİ TTK DA BORÇLANMA YASAĞI

I - ŞİRKET ORTAKLARINA BORÇLANMA YASAĞI

6102 sayılı TTK’nun 358.maddesinde Kanunu’nun yürürlüğe giriş tarihi olan 1 Temmuz 2012 tarihinden geçerli olmak üzere hem A.Ş. hem de L.Ş. ortaklarının şirkete borçlanmaları yasaklanmıştır. Ancak şirket ortağının, iştirak taahhüdü ve emsalleri ile aynı koşullarda olan şirketle olan başka ticari ilişkileri bu yasak kapsamı dışında tutulmuştur. Bu maddede şirketin diğer müşterileri ile olan ticari ilişkileri ile aynı olması koşulu ile ortakların da şirketle ticari ilişkilerinin olabileceği ifade edilmektedir.

II - YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE VE AKRABALARINA BORÇLANMA YASAĞI

6102 sayılı TTK’nun 395/2 maddesinde;

·Yönetim kurulu üyesi, onun alt ve üst soyundan birinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dahil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları (Kan Hısımları : anne, baba, çocuk, kardeş, torun, dede, nine, kardeş çocukları, hala, dayı, teyze. Sıhri Hısım : eşten dolayı akraba olan kayınvalide, kayınpeder, kayın, baldız, görümce, bunların çocukları, eşin dayısı, amcası, halası)
· Yönetim kurulu üyesinin kendisinin ve söz konusu yakınlarının ortağı oldukları şahıs şirketleri ve en az yüzde yirmisine katıldıkları sermaye şirketleri;şirkete nakit ya da ayın borçlanamazlar. Bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremez, sorumluluk yüklenemez, bunların borçlarını devralamaz. Diğer bir ifade ile şirketlerin, yukarıda sayılan kişilere kefil olması, garanti ya da güvence vermesi, sorumluluk yüklenmesi ve borçlarını devralması yasaktır.

Ancak bununla ilgili olarak şirketler topluluğuna istisna getirilmiş şöyle ki; hakim şirket, hakimiyetini bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamamama koşulu ile şirketler topluluğuna dahil şirketler birbirlerine kefil olabilir ve garanti verebilirler. Diğer bir istisnası ise, Bankacılık Kanunu’na tabi anonim şirketleri kapsamaktadır, bu şirketlerle ilgili kendi özel mevzuatlarındaki düzenlemeler uygulanacaktır.

III- 1 TEMMUZ 2012 TARİHİNDEN ÖNCE ŞİRKETE BORCU OLAN ŞİRKET

ORTAKLARININ DURUMU

1 Temmuz 2012 tarihinden önce 6102 s. TTK’nun 358. Maddesine aykırı bir şekilde şirkete borçlanan gerek anonim şirket ortakları gerek ise limited şirket ortakların 6103 s. Kanun’un 24/1 maddesine göre 1 Temmuz 2015 tarihine kadar şirkete olan borçlarını nakten ödemeleri gerekmektedir. Bu süre içerisinde şirket ortaklarının şirkete olan borçlarını nakten ödememeleri durumunda 1 Temmuz 2012 tarihinden sonra borçlanılmış gibi değerlendirilerek TTK’nun 562.maddesi gereğince adli para cezası hükmolunur.

IV – BORÇLANMA YASAĞINA İLİŞKİN CEZALAR

Borçlanma yasağına aykırı davranan;

§ Şirket ortakları (TTK 358.m.),

§ Yönetim kurulu üyeleri (TTK 395/2),

§ Yönetim kurulu üyelerinin hısımları (TTK 395/2),

§ Yönetim kurulu üyeleri ve hısımlarının ortağı olduğu şahıs şirketleri (TTK 395/2),

§ Yönetim kurulu üyelerinin en az yüzde yirmisine katıldıkları sermaye şirketleri (TTK 395/2)

6102 sayılı TTK’nun 562/5.paragrafında;

Borçlanma yasağına aykırı davranılması durumunda 300 günden az olmamak üzere cezalandırılacakları hüküm altına alınmıştır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52.maddesinde;

Adli para cezası, 5 günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda 730 günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan tutarın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

En az 20 ve en fazla 100 Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi durumları göz önünde bulundurularak takdir edilir.

Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.

Hakim, ekonomik ve kişisel durumlarını göz önünde bulundurarak, kişiye adli para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere süre verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler şeklinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi durumunda geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilmektedir.

5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106/7. paragrafında;

Adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi 3 yılı geçemez. Birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre 5 yılı geçemez, diyerek adli para cezaları ile ilgili en fazla sürenin ne olacağı da ayrıca belirlenmiştir.

V – SONUÇ

6102 sayılı TTK’na göre anonim şirket ve limited şirket ortaklarına iştirak taahhüdünden doğan borçlanmaları dışında, şirkete borçlanmaları yasaklanmıştır. Ancak ticari olmak ve emsalleri ile aynı ya da benzer olması koşulu ile şirket ortaklarının şirkete olan borçlanmaları yasak kapsamında sayılmamaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin ve alt ve üst soyundan birisinin ya da eşinin yahut üçüncü derece dahil üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımlarının da şirkete borçlanmaları yasaklanmıştır. 1 Temmuz 2012 tarihinden önce 6102 s. TTK’nun 358. maddesine aykırı bir şekilde şirkete borçlanmış bulunan şirket ortakları 1 Temmuz 2015 tarihine kadar şirkete olan borçlarını nakten ödemeleri gerekmektedir. Bu süre içerisinde şirket ortaklarının şirkete olan borçlarını nakten ödememeleri durumunda 1 Temmuz 2012 tarihinden sonra borçlanılmış gibi değerlendirilerek TTK’nun 562/5.paragrafı gereğince adli para cezası uygulanacaktır.

Hakim tarafından, bir gün karşılığı olan adli para cezasının tutarı, kişinin ekonomik ve diğer kişisel durumları göz önünde bulundurularak ez 20 ve en fazla 100 TL olarak belirlenecektir. Adli para cezaları 5 günden az 730 günden fazla olamayacağı gibi, adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi 3 yılı geçemez ve birden fazla hükümle adli para cezalarına mahkûmiyet hâlinde de bu süre 5 yılı geçemez.

Kaynak: www.MuhasebeTR.com